28/2/2009 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

29 mart Seçim Anketi

İşte seçim sonuçlarının merakla beklendiği şehirler... Sizce bu şehirlerde ipi hangi parti göğüsler?

Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Tunceli

Acaba  Chp İzmir'i kaybeder mi? Tunceli'deki buzdolabı dağıtımlarının sonucunda Chp'nin kalesi Akp'ye yar olur mu? Mhp Ankara'yı kazanabilir mi? Diyarbakır'ı kim alacak, Dtp mi Akp mi?


Anket: Aşağıdaki belediyeleri kim kazanır?
İstanbul Akp
İstanbul Chp
Ankara Akp
Ankara Chp
Ankara Mhp
İzmir Chp
Diyarbakır Dtp
Diyarbakır Akp
Tunceli Chp
Tunceli Akp

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

3/1/2009 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

Türk Devleti Yalancı Çıktı

Yıllardır Kürt yoktur, Kürtçe  yoktur masalını kendi  uydurup kendi söyleyen Türk Devleti sonunda yalancı çıktı.
TRT Şeş yalancı çıkan TC'nin başka bir devlet organı olarak yayınına başladı.

Merak ettiğim şudur ki; TRT Şeş'e mi inanalım, Kürt yoktur, Kürtçe yoktur diyenlere mi inanalım. Yoksa mecliste Kürtçe için "bilinmeyen dil" ifadesini zabta geçirenlere mi inanalım.

Türk devletini hangi anlayış temsil ediyor? Çünkü bu üçü de birbirini yalanlıyor :))))

Olmaz olmaz demeyin, burası Türkiye :))

Şimdi merak ettiğim bir başka şey de şudur ki;  X-W-Q harflerini düşman kabul eden genelkurmay, TRT Şeş için de bir hava harekatı düzenleyecek midir?


Biz şimdilik bu merakları bir yana bırakıyor ve başbakandan da Türk medyasından da daha olgun davranarak doğru Kürtçe ile söylüyoruz.


TRT şeş li ser xêrê be

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

28/12/2008 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

Erdoğan da numarasını taşıdı

Erdoğan da numarasını taşıdı

[Resim: 200812-20.jpg]

Başbakan Erdoğan, Mağdurfone’daki numarasını Askercell’e taşıdı.
9 Kasım’da geçilen numara taşınabilirliği uygulamasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Erdoğan, yıllardır kullandığı Mağdurfone numarasını Askercell’e taşıdı.
Panel17 Panel17

Operatör değişikliği, Erdoğan’ı arayanlara dııt sesinden önceki “Dikkaaaat” komutuyla haber veriliyor. Erdoğan bundan böyle askerlerle uzun uzun konuşabilirken, mağdurlarla dakikası on kontör gibi kazık bir ücret karşılığında konuşacak.
Panel17 Panel17

Bu da Erdoğan’ın artık mağdurları sadece çaldırıp kapatacağı anlamına geliyor. Panel20 Başbakanlıktan yapılan açıklamaya göre 1 çağrı sabret, 2 çağrı sabretmeye devam et, 3 çağrı ise patlama değiştireceğiz demek oluyor.

Siyasi sallamacılar, Erdoğan’ın bu habere, “Biz ne Mağdurfone’uz, ne Askercell’iz, Biz Tayyipcell’iz aziz kardeşim, Tayyipcell’iz” diye cevap yetiştireceğini tahmin ediyorlar.
Panel20

Panel17 Panel17 Panel17

Yeni Asya'dan

alıntı


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

2/11/2008 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

Taraf üzerine...


http://gazete.netgazete.com/Gazete/taraf.jpg

 

Açıkçası eklenen fotoğrafa baktığımda Taraf'ın manşetinde sorun olacak bir yanı göremedim.
Tabi AKP merkezli bakmadığımı belirteyim ki niçin sorun görmediğim de netleşsin :)) Nasıl olsa bu cümleden sonra safın dışına itilip atılacak, "anasını da alıp" gitmesi beklenen ya da "sahtekâr" hitabına maruz kalacak veya "terbiyesiz" fiilinin öznesi olabilecek bir foto muhabiri mesabesinde olacağım aşikârdır.

Başbakan tarafından siyasal lügatımıza eklenen bu "güzide" ifadeler için kendi adıma özür dilerken, "durmak yok yola devam" şiarında davranarak Başbakan'ın lügatsal yolunda ilerlediğimi de naçizane ifade etmeye çalışayım...

TARAF'ımı bu şekilde ayan beyan ortaya çıkardıktan sonra söyleyeceklerimin, müstehzi gülüşlerin huzurunda  bir kıymeti harbiyesi kalır mı bilemem?

Yaşanılanların üzerinde seçim yarışının etkisi olduğu bariz bir gerçek değil midir? Yani DTP seçimi kaptırmamak için uğraşıyor demek ahlakımıza uyacak ama AKP'de Diyarbakır'ı almak için mücadele veriyor demek içimize sinmeyecek... Ortada bu yarışın bir tarafı DTP ise diğer tarafı AKP değil mi? Biri doğuştan suçlu, öteki doğuştan masum, öyle mi? Bu nasıl bir insanlıktır, ahlaktır, müslümanlıktır?

AKP kapatılma davası varken canhıraş çığlıklar atalım ama DTP davası kapatılma sinyalleri verirken üç maymunu oynayalım? Üstelik AKP'de aynı şeyi yapsın, DTP kapatılsın da seçimde önüme çıkmasın diye neredeyse türbelere çaput bağlar olsun...  Biz de TARAF'ın manşetinden vazife çıkaralım...

DTP eğer sorunda bir tarafsa, kan üzerinden siyaset yapıyorsa, eline kan bulaşmışsa; meclise siyaset yapabilmek için gelen DTP’ye sırtını dönen AKP de sorunda bir taraftır, kan üzerinden siyaset yapmıştır ve onun da eline başka bir kan bulaşmıştır!

Manşete taşınan olayların temelindekiler ise bana göre "AKP ve DTP" eliyle iş görenlerdir. İkisinin de ipleri başka güçlerin elindedir. İkisini de birbirine kırdıranlar ise iç temizlik yapanlardır. Ergenekon harekâtının iç temizlik olduğunu anlayamayan varsa halen, onlara da bir demet zambak gönderiyorum, kokusu keskin ve güzeldir, zihin açıcı olabilir :)

DTP, sokaklarda çocukları kullanıyor diye gürleyeceğiz ama 12 yaşında bir “ÇOCUK”a 13 kurşun sıkanları görmek işimize gelmeyecek, hiçbir zaman maillerimizin konusu arasına giremeyecek. Bu konuyu dillendirmek nedense hep “sol” düşünceye bırakılacak, bizim şu meşhur “İslami kesim” görmedim, bilmiyorum, haberim yok mantığında başını kuma gömecek!

 

Bizim İslami kesim Kürt sorunu ile hiçbir zaman “İslami” anlamda yüzleşemiyorsa ve militarist söylemlerin milliyetçi maşası olarak kalıyorsa ve Mizgin adlı çocuk hastaneye giderken güvenlik güçlerinin yolda başına açtığı ateş ile can verecektir! Bir diğer “çocuğu” karakolun köpekleri askerlerin gözü önünde parçalayacaktır!

 

Peki ya bunlar çocuk değiller miydi? Ve daha nicesi? Köyleri yakıldığı için büyük şehirlerin varoşlarında göçebe kaldıklarında neredeydi İslamcı amcaları?!

 

Sanıyor muyuz ki tek sorun Kürtlerin kalkınması, GAP, ekonomik refah? Kaç Kürt ile tanışıyorsunuz,  kaç Kürt size korkusuzca ve taşlanmayacağının güveniyle hissettiklerini söyleyebiliyor? Kaç Kürt ile empati kurabiliyorsunuz? Onlar ne istiyorlar biliyor musunuz? Bir dönem GAP vardı fakat GAP’ın çözüm olmadığını göre göre bugünkü hükümet, GAP goygoyculuğu yapıyor ve ekonomik refah ile çözüm olacağını sanıyor…

 

Kürtlerin tek isteği ekonomik refah mı sanıyor batılı Beyaz Türkler ve “Beyaz İslamcılar”!

 

BEN KÜRT DEĞİLİM fakat “tek devlet, tek bayrak, tek millet” militarist söylemini reddediyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kentin orasına burasına bilmem kaç tane bayrak dikmesini hizmet anlayan faşist İslamcı zihniyeti de reddediyorum.

Ve bütün bunlar ortadayken “dut” yiyerek “bülbül” dinleyen İslami kesimin kaşısında TARAF’ım…

 

Çünkü Müslüman olmam bunu gerektirir…

 

 

Bu kadar uzun yazmaya niyetli değildim ama fazlaca mı dolmuşum ki, nedense stop butonunu bulamadım :))

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

10/2/2008 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

PEKİ YA LAİKLİK NEDİR?

 

LAİKLİK DİNSİZLİKTİR!

 

Hayır, değildir mi diyorsunuz? Öyleyse laiklik neden benim başörtümü yasaklıyor?

 

LAİKLİK İNSAN HAKLARINA AYKIRIDIR!

 

Hayır, değildir mi diyorsunuz? Öyleyse laiklik neden eğitim hakkını gaspediyor?

 

LAİKLİK HUKUKA AYKIRIDIR!

 

Hayır, değildir mi diyorsunuz? Öyleyse laiklik neden neden başörtülü kızları erkeklerden ayrı bir uygulamaya tabi tutuyor?

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

6/2/2008 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

Yüce "Ce Ha Pe" Dini (!)

 

Ey Başörtülü / Türbanlı / Pardesülü kadınlar,

Bize yani CHP'ye oylarınız lazım, kendiniz değil!

Sizleri toplumsal hayatın dışına atabilmek bizim birinci vazifemizdir! Ey CHP gençliği bu yolda atacağımız adımlar laiklik adına antidemokratik bir rejim sistemi kurabilmemiz için bulduğumuz yegane yoldur.  

 

Ey CHP'nin üniversitelerdeki uzantısı rektörler, ilim irfan faaliyetleri gibi fuzuli işleri bir yana bırakınız ve başörtülü başarılı öğrencilere haketseler bile yüksek not vermeyerek tarihe geçiniz!

 

CHP'ye oy vermiş aziz vatandaşlarımız, bizler yüce CHP dininin öğretileri doğrultusunda grup toplantımıza katılmak isteyen başörtülü / türbanlı kadınları almayarak, salonumuzdan çıkararak iktidara geldiğimizde sizlere nasıl bir Türkiye vadettiğimiz açık açık ortaya koyuyor ve "laik" oylarınıza talip oluyoruz.

 

CHP Grubu'nda skandal: Başörtülü kadınlar salondan çıkarıldı

Video

 Halk eğitim merkezlerinin sorunlarını iletmek üzere Meclis'e geldiklerini söyleyen kadınlar, CHP'li gençleri ikna edemedi. Partili gençler, başörtülü kadınları 'provokatif eylem yapmaya çalışmak'la suçlayıp dışarı çıkmalarını istedi. Bunun üzerine kadınlardan biri, "Biz eyleme gelmedik. Bizim sorunumuz türban değil. Halk eğitim merkezinden geliyoruz. Özlük haklarımızı aramaya geldik." dedi. 

 

Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkına şiddetle karşı çıkan CHP lideri Deniz Baykal, muhalefetini dinî gerekçelere dayandırdı.

 

Saçının telini, inancından dolayı göstermeyene saygı duyarım

AMMA

Okula gitmesine izin vermem!

Doktor olmasına izin vermem!

Öğretmen yaptırmam!

Eğitim alma hakkını asla tanımam!

Hele ki hasbelkader öğretmen olursa mümkün değil görev yaptırmam!

Hipokrat yeminine yeni bir madde ekler, başörtülü doktorlara ÖLÜM derim!

Başörtülü kadının sosyal hayatta yer almasına izin vermem! Meclis grubuma gelen olursa da kovarım!

 

Peki yaa

Ekmek bulamıyorlarsa pasta da yesinler mi Sayın İmam-ı Baykal

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

28/12/2007 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

BİLEREK Mİ YAPIYORSUNUZ?

Şimdi ben de AKP’li Bakana soruyorum:

BİLEREK Mİ YAPIYORSUNUZ?

Kimse benden aman ortamı germe, aman kimseyi uyandırma, aman durumu zorlaştırma diye bir takım düşüncelerle susmamı beklemesin! Çünkü bana göre mesele başörtüsü sorununun çözümünden önce çözülmesi gereken bu ikiyüzlü tavırdır! Mesele başörtünün yasak ya da özgür olması meselesi olmaktan çıktı; mesele başörtünün ranta çevrilmesidir… Birilerinin başörtüden geçinmesi, nemalanması, bunu oya ve iktidar saltanatına dönüştürmesidir!

Buyurun size Haber7’den: Rize'de emsalsiz başörtü skandalı
Rize'de Emsalsiz Başörtü Skandalı

Samanyolu Haber “Tevhide'ye Eğitim Bir Sen sahip çıktı” diyor
Tevhide'ye Eğitim Bir Sen Sahip Çıktı

Yeni Şafak Başbakanın telefon icraatını haberleştiriyor: “Erdoğan'dan 'Elif'e teselli telefonu”
Erdoğan'dan Elif'e teselli telefonu

Bakın cafesiyaset Tevhide için kaymakamlığın tlf Vakit aracılığıyla yayınlıyor ve ”Tevhide'ye ödülü millet verecek”
Tevhide'ye ödülü millet verecek



Yeni Şafak: Erdoğan'dan Tevhide'ye destek telefonu
Erdoğan'dan Tevhide'ye destek telefonu

Zaman: Adana'daki başörtüsü skandalına tepki yağıyor
Adana'daki başörtüsü skandalına tepki yağıyor

Haber 7: Tevhide'ye birincilik getiren yazısı
Tevhide'ye birincilik getiren yazısı

Yeni Şafak: Tevhide'ye tebrik yağıyor
Tevhide'ye tebrik yağıyor

Zaman: Erdoğan'dan Tevhide'ye moral telefonu: Bu haksızlık mutlaka bitecek
Erdoğan'dan Tevhide'ye moral telefonu: Bu haksızlık mutlaka bitecek

[color=green]Zaman: Tevhide Kütük'ü 'evinde' dinlediler ! – Video
Tevhide Kütük'ü evinde dinlediler


haber 7: Erdoğan başı zorla açılan Elif'i aradıErdoğan başı zorla açılan Elif'i aradı

Başı açılarak ödül törenine katılan öğrenci haberine yazdığım yorumu da buraya eklemek isterim:
Neden Müslümanlar hep kaybediyor diyenlere CEVAP!
İHL Müdürü:"sizi sevenleri zor duruma düşürmemek için gerekeni yaparsın" dedim. Sonuçta baskı olmadan kızımız başını açarak ödülünü aldı' dedi.

Allahın emrini boşver "sizi sevenler" için(onlar her kim ise) başını aç!

m.berrin azat tarafından 03/12/2007 15:50 tarihinde


----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ben Adana ve Rize'deki olayla ilgili haberleri taradım, Tübitak ödül töreninde tepki gösteren Bakan Hüseyin Çelik ile ilgili basına yansıyan haberleri de rica edeceğim şu yukarıdaki “aynı yayın kurumlarından” sizler bulunuz, ben aramaktan yoruldum çünkü Smile)))))

Haber 7, haberine yer vermediği olay hakkında ertesi günlerde Yeni Şafak’tan Fehmi Koru’nun yazısı ile bakanın tavrını onarma gayretinde olarak şu yazıyı alıntılamıştı: Sokuşturma değil, galiba kakıştırma
Sokuşturma değil, galiba kakıştırma - Fehmi Koru

Ama en azından Fehmi Koru’nun yazısında bakan adına Abdurrahman Dilipak’ta olduğu gibi cevval bir tutum olmamış, en azından Fehmi Koru, bakanın açıklamasını kabul ediyor ve medyaya yansıdığının da bilincinde yazmış.

Zaman bakanın haberi tekzip ettiğini yayınladı ama tekzip edilen şey bakanın ekranlara yansıyan tutumu değil sadece Tübitak başkanına kızmadığıydı.
''TÜBİTAK Başkanı Sayın Prof. Dr. Nükhet Yetiş'le aramızda, ne tören sırasında ne de sonrasında haberde ifade edildiği gibi bir diyalog geçmemiştir. Kendisine kızmam kesinlikle söz konusu değildir''
Bakandan gelen tekzip



Matematik alanında ödül almaya hak kazanan öğrenci kızımız, okulu dışında bir alanda başörtülü olarak bir milletvekili ile hatıra fotoğrafı çektirmek istemiş. Haberde yazılana bakılırsa bu durum bakanı rahatsız etmiş olan ve bakanın tavrıyla kızımızın da başına dert açmış olan bu fotoğraf karesini de sunuyoruz. Hâlbuki 15 yaşında bir çocuk için ne kadar masum, ne kadar insani bir istektir ünlü biri ile aynı karede yer alabilmek.

Görüldüğü gibi sadece AKP’ye yakınlığı su götürmez İslamcı basından haberler getirdim. Sadece AKP’ye yakın değil iktidarın da sağ kolu medya!

Tübitak olayına yer vermeyen Haber 7 ertesi günü Abdurrahman Dilipak imzalı yazıya sımsıkı yapışıvermişti.
Bakın bir okuyucu yorumlamış işte bu ikiyüzlü tavrı.


• HELE ŞÜKÜR NİHAYET GÖRDÜNÜZ
Milli Gazete de olmasa Türkiye'deki gerçeklerden haberimiz olmayacak bizi vebalden kurtarıyor. Geçen günlerde yaşanan Tevhide vakasından daha acı olayda Hüseyin Çelik fırça atarak soruşturma talimatı veriyor Tübitaktaki olayda. Medyaya bakıyorum ufacık olaylardan haberi olan Vakit gazetesinde bir gıdım haber yok Haber 7 de ses yok kimse haber yapmadı milli gazete hariç. Sonuç olarak ne çıkaralım bu durumdan İktidarın her yaptığı meşru başkaları yapınca ortalığı velveleye verenler bu mu sizin haberciliğiniz
yasin nergis tarafından 17/12/2007 12:28 tarihinde


Evet, şimdi ben de başbakana, bakanlara, AKP’ye ve İslamcı yazarlara, gazetecilere soruyorum BİLEREK Mİ YAPIYORSUNUZ?

Eğer başörtüsü konusunda samimi iseniz neden Tevhide olayını, Rize’de yaşananları ve diğer benzeri durumları çarşaf çarşaf resimleyerek, videolara dökerek, ekranlarda döndürerek, köşe yazılarında yer vererek gündemde tutuyorsunuz da içinizden benzeri bir uygulama geldiğinde sükût ediyorsunuz? Sorum neden “çözmüyorsunuz” değil; neden samimi değilsiniz, neden iki farklı tepki gösteriyorsunuz, neden başörtüyü kullanıyorsunuz? Eğer samimi iseniz neden komutana, kaymakama, Rize’deki uygulamaya gösterdiğiniz tepkiyi başörtülü öğrenci ile resim çektirdiği için vekile kızan bakana göstermiyorsunuz? "Bilerek mi yapıyorlar" diyerek başörtülüleri töhmet altında bırakan bakanı neden görmezden geliyorsunuz? Neden onun davranışını tevil etmek için bunca çaba sarf ediyor, şerh düzüyorsunuz?

tamamı burda

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

13/12/2007 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

AKP'li Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ten törende baş


Makamı yükseldikçe alçalan insanlar göreceksin Tevhide!

Eşinin saçının telini bile kimseye göstermeyecek kadar örtüye duyarlı (!) bir eğitimci, iş yeri sahibi olunca, örtülülere asla iş vermemekle övünürken utanmıyor bile Tevhide!
***
Seni kürsüden indiren komutana kızma! O, inandığı gerçeği cesurca savunan biri bence. En azından iki yüzlülük yapmıyor!

Ama cemaat / vakıf hizmeti yapıyormuş gibi görünen, fakat cemaatin samimi insanlarının duygularını sömüren iki yüzlü alçakları asla affetme!

Kurumunun görünen imajını düzeltirken, cemaatinin imajını zedeleyenleri, karakteri dâhil, her şeyini kaybedenleri asla affetme! (Sait Çamlıca)

 

*********************************************************

AKP'li Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ten törende başörtüsüne jet soruşturma
Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara'da TÜBİTAK tarafından düzenlenen Bilim Olimpiyatları Ödül Töreni'nde, okula başı açık devam eden bir öğrencinin, ödül almak için sahneye başı kapalı çıkarılmasının iyi niyetle bağdaştırılamadığını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in talimatıyla söz konusu öğrencinin refakatindeki öğretmen ve idareciler hakkında soruşturma başlatılmıştır.

Çelik, tören salonunda bulunan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş ve MEB personeline, "Daha önce bu olayların çok tepki aldığını bildiğiniz halde neden böyle bir kıyafete izin verdiniz. Bilerek mi yapıyorsunuz?" diyerek sert tepki gösterdi. AKP Adıyaman Milletvekili Hüsrev Kutlu ise eşi Fulya Kutlu ile ödülünü alıp sahneden indikten sonra yanlarına gelen türbanlı öğrenciyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Çelik, fotoğraf çektiren Kutlu’yu da uyardı.
Hürriyet-star   meb resmi açıklama burda

 



Ve işte 15. Ulusal Bilim Olimpiyatları ödül töreninde, İlköğretim Matematik Olimpiyatı’nda bronz madalya alan İstanbul Şefkat Koleji öğrencisi Elif Büşra Doğuş.



Acaba başbakan komutanın gazabına uğrayan Tevhide gibi kendi bakanının gazabına uğrayan Büşra'yı da telefonla arayacak mı Smile))))

 

Tamamı burda

 

Konuyla ilgili ankete buradan  veya buradan ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

25/7/2007 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

22 Temmuz 2007 Seçimleri Genel Bir Analiz



Yukarıdaki harita AKP'nin yurt genelindeki performansını göstermektedir... Açıktan koyuya doğru renk değişimi ise oyların azdan çoğa doğru yükselişidir... Diğer partilerin sonuçlarını da eklediğime görülecektir ki akp nin renklerinde hep bir koyuluk söz konusudur... Turuncu renkler %50 nin üzerindeki sonuçlardır, trakya da ise az da olsa açık görünen şehirlerdeki oy oranı ise % 20 dir... Haritada da açıkça görüldüğü gibi en düşük oyu %12 ile Tunceli'de almıştır...

Özetle seçimin bariz sonucu şudur ki; Türkiye'nin tamamına etkin bir renk hakimdir... Bunun anlamı ise cumhurbaşkanlığı için Abdullah Gül ismine halkın çok net desteği demektir... Dolayısıyla halk, bir tür referandum sayılabilecek bu seçimde muhtıra, korkutma, dayatma stratejilerine rağmen kendinden bir ismi, Abdullah Gül'ü seçimle cumhurbaşkanlığına göndermiştir... Kaldı ki bu seçim Abdullah Gül cumhurbaşkanı olsun mu? şeklinde net bir soru olsaydı, açığa çıkacak durum çook daha net bir şekilde EVET olacaktı... Görünen köy kılavuz istemez Smile))

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 



Yukarıdaki kırmızı tonlardaki harita ise CHP oylarının Türkiye genelindeki dağılımıdır... Niteliği sözde "sol" olan chp doğu ve güney doğuda yoktur, oy oranı %5 in altındadır... Biraz daha koyu kırmızılarda %10 u aşabilmiş, en parlak kırmızı tonlarında, trakya ve ege gibi kıyıya yakın bölgelerde yani en çok oy aldığı bölgelerde bile %50 ye ulaşamamıştır... Haritada görülen odur ki, sanki chp batıdan denize dökülmektedir Smile))) Anadoludan bu kadar kopmuş ve uzaklaşmıştır...

Bütün ulusalcı söylemlerine, ardına militarizme dayamasına, tehdit ve korkutmalara, bunlar vatanı satıyorlar argümanlarına, biz gelmezsek vatan bölünür şaklabanlıklarına rağmen halk itibar etmemiş ve destek vermemiştir... Esprimizde olduğu gibi, halk destek vermemiş olmanın yanısıra nerdeyse batıdan denize dökmektedir bile Smile))

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Bu harita ise MHP yi göstermektedir... Çok net görülen ve olması gerektiği gibi mhp doğu ve güneydoğuda yoktur, %2-3 civarında bir oy ancak alabilmiştir, onu da nasıl almış bilmiyorum Smile))) Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat gibi kale durumundaki şehirlerde bile oy oranı aşağı yukarı %15 ile 25 arasında değişmektedir... En bariz yükselişi başkan Devlet Bahçeli'nin seçim bölgesin Osmaniye'de görmekteyiz ki, oranı %45 tir...

Anlaşılan şudur ki; kürsüden atılan ipi halkımız iplememiştir bile Smile))) Seçim dönemi pkk eylemleri provakasyonları, bayrak mitingleri, bölücülük temalı propagandalar vs vs bu seçimde halkın umrunda değildir, hatta dtp li bağımsızların meclise girecek olmalarına karşılık bile yükselmesi gereken milliyetçi cephe oyları da bir etki sağlamamış ve mhp de tıpkı chp gibi bu seçimde halkın nabzını tutmaktan çok öte tavrı ile ötelenmiştir... Meclise girmiş olmasına rağmen aslında kaybetmiştir...

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha vardır ki, bu seçimlerin en bariz ortaya çıkardığı olgu bence budur: Pkk dış bağlantılı bir terör örgütü olmaktan ziyade ülkede gerekli görüldüğü zaman düğmesine basılan bir maşadır... Birilerinin maşasıdır ve canları istediğinde, ülkeyi belli şeylere yönlendirmek için ortaya çıkarılmakta bazen de geriye çekilmektedir... Yani çok açıkça anlaşılmıştır ki pkk bu ülkenin içinden hem de çok içinden, belki de Ankara'nın tam göbeğinde derin bir yerlerden beslenmektedir... Dolayısıyla pkk sadece bir piyondur, gerekli görüldüğünde oyununu gerçekleştirmek için sahneye konulur, tıpki bu seçimlerde akp hükümetine karşı chp-mhp aylarını yükseltebilmek için kullanıldığı gibi... Şimdi kimse çıkıp da pkk nın kökünü kazıyacağız diye Kandil Dağı mavalları okumamalıdır...

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Yukarıdaki hakiye benzer tonlardaki harita ise DP oylarının Türkiye dağılımını gösteriyor... Haritaya baktığımızda %10 civarında olan en yüksek oylar Artvin, Isparta ve Zonguldak'tan gelmiştir... Elazığ ise zaten Mehmet Ağar'ın seçim bölgesidir ve oy oranı ise %20 dir... 3 Kasım sonuçlarına göre Ağar'ın kendi orlarında bile düşüş vardır...

Görülüyor ki seçmen, meclisi çalışamaz hale getiren, 27 nisana gidilmesine kapı aralayanlara sözünü söylemiş ve safdışı bırakmıştır... Cumhurbaşkanlığı sürecinde cuntacı bir anlayışla davranan Erkan Mumcu'nun da meclis dışı kalması manidar olmuştur...

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Bağımsız oyları iki başlıkta değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum, birincisi DTP ikincisi ise aday... Şöyle ki, bu seçimlere bildiğimiz üzere DTP adayları bağımsız girdiler önce onları değerlendirirsek aldıkları oy oranları bulundukları bölgede en az %20 dir... Hatta çok yerde belirgin mavi renginden de anlaşılacağı üzere %40-50 ye yakındır... Yani DTP bağımsız adayları bölgelerinde güçlüdürler ancak yine de AKP de bölgede oy toplamıştır...

Burada gerçekçi bir analiz yapmak zordur, çünkü bu seçimler hepimizin bildiği üzere bir takım dalaverenin gölgesinde gerçekleştirildi dolayısıyla acaba bölgede AKP ye kayan oylarda bunun etkisi nedir? Yoksa DTP bölgedeki hakimiyetini bir nebze olsun AKP politikaları nedeniyle kaptırmış mıdır? İşte bu noktada durumun ortada olduğunu düşünüyorum, şöyle ki bölgedeki militarizm baskısının chp-mhp dayatması tepki oyları olarak AKP çatısı altında birleşmiş olabilir... Bu takdirde DTP oy kaybetmiştir diyemeyiz... Ama şu da olabilir; AKP nin Kuzey Irak için ayağını sürümesi, Türkiye vatandaşlığı söylemleri (her ne kadar arkasında duramamuş olsa da) bölgenin hükümet ile uzlaşmasının sinyalleri olabilir...

Ancak dikkatlerden kaçmaması gereken bir nokta daha vardır ki bu seçimlerde AKP "tek bayrak, tek millet, tek vatan" şeklinde oldukça popülist ve milliyetçi bir söylem edindi... Buna rağmen DTP bölgede oy kaybetti, burada iki ihtimal sözkonusu ya cumhurbaşkanlığı seçim süreci etkin oldu, ya da AKP nin bu söylemleri zorunlu kabul edilerek şimdilik görmezden gelindi Smile))

Gelelim diğer bağımsız adaylara; Rize'den seçilen Mesut Yılmaz yakşalık %23 oy almış, fena bir rakam değil, şahsen mecliste olmasını istemediğim isimlerdendir... Siyasi hayatı bitmelidir Smile)) Şimdi ANAP yeniden gündeme gelebilir ama bana göre ölen bir partinin yeniden diriltilmesi mümkün olmayacak ve boşuna çaba olarak kalacatır...

Diğer Bağımsız aday Sivas'tan Muhsin Yazıcıoğlu oldu, %11 oy ile meclise girdi... İsmi cumhurbaşkanlığı için söylenti olarak dolaşıyor olsa da itibar edilemez... "Barzani'yi Diyarbakır'da yargılar, Habur'da asarım" diyen bir zihniyetin meclise girmiştir... Muhsiz Yazıcıoğlu farkında olmasa da yargısız infaz ile asmaya kalktığı kişi Kürdistan Bölgesi Başkanıdır, devlet adamlığı önce komşularıyla iyi geçinmesini bilmekten geçer... Bu söylem de gösteriyor ki aşiretler ve peşmergeler diye küçümsemeye çalıştıkları Kürdistan Bölgesinin söylemlerinden bile çook çok daha külhanbeyi mahalle kavgası tarzındadır... Ancak Yazıcıoğlu henüz fazla bir güce sahip değildir Smile))

İstanbul'a gelirsek, 2. Bölgeden Ufuk Uras seçilebilmiş dolayısıyla meclisde ÖDP ye az da olsa yol görünmüştür Smile) Şimdi durum Ufuk Uras'ın performansına bağlıdır, ne kadar özgürlükçü, ne kadar demokratik, ne kadar haklara ve hukuka saygılıdır göreceğiz... GEçmiş seçimlerde ÖDP başörtüsü konusunda özgürlükçü olmadığını ifade etmişti, şimdi gözler Ufuk Uras'ın üzerinde, sınav zamanı hocam Smile))

Fakat diğer baımsız aday Baskın Oran seçilemediği gibi, oy oranı ile de hayal kırıklığı yaratmıştır... Son anda DTP desteğini kaybeden Baskın Hoca'nın karşısına başka bir bağımsız aday çıkarıldığı söylenmesine rağmen sonuçlara baktığımızda Baskın Hoca'nın diğer aday Doğan Erbaş'ın oylarını bölmüş olması işten bile değil Smile))

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Genç Partinin haritasına gelirsek, bariz bir şekilde görülen şey GP nin sadece Edirne, Tekidağ, Kırklareli ve doğal olarak Sakarya'da %10 barajını aşabilmiş olmasıdır... Sonucu şöyle okuyabiliriz, bu seçimlerde Anadolu'dan oy yok, Rumeli'den bir parça var Smile)) Neden acaba diye düşünüyorum Rolling Eyes
GP bir diğer söylem ile trakya partisi konumunda kalmıştır... Uzun uzadıya söze hacet yok, Cem Uzan bu seçimlerde uzandı Smile))

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Son olarak inceleyeğimiz sonuçlar Saadet Partisine ait, çünkü oy oranı ile yüzde içerisindedir... saadet Partisinin haritasına baktığımızda ilginç bir sonuç bizi bekliyor, dikkat ederseniz haritanın renginde çok açık tonlar yok... Diğer haritalar ile kıyasladığımızda daha homojen bir dağılım sözkonusu... Bunun anlamı şudur Türkiye'ye genel olarak baktığımızda SP aşağı yukarı her bölgede, hatta her ilde istikrarlı bir tablo ile karşımızdadır... Oy oranı olarak barajın dışında kalmış, hatta sıralamada yüzde içerisine girebilmiş son parti konumundadır ama harita gösteriyor ki Türkiye içerisinde istikrarlı bir duruma sahiptir... İlginç ama gerçek Smile)

Çok soluk renkli bölgeler, haritada gördüğünüz gibi batı kıyısında ve yine kıyı bölgelerimizdeki bir kaç ilde mevcuttur, Ardahan, Iğdır, Hakkâri, Şırnak, İçel, Muğla, İzmir, Çanakkale, Kırklareli gibi sınır illerde %1 in altında oy almıştır, ancak diğer illerde en az %1-2 lik oylara sahiptir... En çok oy aldığı ileri ise şöyle sıralayabiliriz; Bayburt, Kocaeli, Sakarya, Trabzon, Konya, Düzce...


Açıkçası SP oylarında en bariz sonuç bütün Türkiye'yi kucaklayabilmiş olmasıdır, evet oy yüzdeleri yüksek değildir ama homojen bir dağılım söz konusudur, şimdiye kadar incelediğimiz bütün partilerde (akp hariç) bir bölgesellik varken SP için bunu net olarak söyleyemeyiz, açık olan şey kıyı bölgelerde daha az oy aldığır, bunun dışında yurt genelindeki %2,34 oy oranını bütün Türkiye'ye dağıtmıştır...

Burada dikkatlerden kaçan bir noktayı da muhabiniz Münevver sizlere sunsun Smile))
3 Kasım seçimlerinde SP'nin oy oranı Türkiye genelinde %2,49 iken aldığı oy sayısı 785.489 tir... Gelelim 22 Temmuz seçimlerine, SP nin oy oranı %2,34 olmuştur ama oy sayısını artırmıştır 817.845 oya yükseltmiştir... Bu da garip ama gerçek Smile)) İstatistiklerin yalancısıyım Smile)))

Dolayısıyla bu sonuçlara bakarak net bir şekilde SP tarihe gömüşmüştür cümlesini söylemek bana göre mümkün değildir, Anadoluda az ama kuvvetli bir tabanı halen mevcuttur...

-------------------------------------------------------

yazının tamamı için tıklayın

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

15/7/2007 · Kategori: 7-SiYASET ve GUNCEL HABERLER

Neden Erbakan

Tarih sahnesinden cok sayıda liderler yetişmiştir. Bunlardan kimisine
iyi, kimisinede kötü denmiştir.Kimisi iyi kimiside kötü gösterilmeye
calışılmıştır. Bu liderlerden biride 1924 yılında Sinop' dan dünyaya
gelen Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN. Hayatı başarılarla dolu bu insan
yıllardır neden hep kötü gösterilmeye çalışılıp önüne engeller
konulmuştur.

Kurtuluş savaşımızın komutanlarında, Mustafa Kemal'in silah
arkadaşlarında
2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ERBAKAN icin "Bu memleket birtane adam
yetiştirdi, oda dinci cıktı" derken, yıllardır dünya siyonizminin
hedefi haline gelen sayın ERBAKAN'ın nicin engellendiğinin
sinyallerini
veriyormu.
Gerek öğretim, gerekse siyasi hayatında islami kimliğinde taviz
vermeyen sayın ERBAKAN isteseydi , sayın Demirel gibi bu ülkenin
başında yıllarca kalamazmıdı?

Bize göre isteseydi ve hedefi koltuk olsaydı bu cok rahat ve basitti.
İslami kimlik altında munafıklık yapsa, meydanlarda kuranı Kerim
öpüp , yüksek tepelerden dünya siyonistlerine ve derin güclere sırtını
dayasaydı bu olurdu.

Ama o bunu yapmadı yapamadı.İnsanlığın ve ülkenin kurtuluşunun ilahi
adaletten olduğuna inandıü, bu uğurda tüm saldırı ve hakaretlere
rağmen inandığı davasını satmadı ve taviz vermedi.

Bu Vatanın evlatları şunu asla unutmamalı: Sayın ERBAKAN Türkiyede en
büyük devrimlerde birini yaptı, hemde tüm engellere ve alcakca
oyunlara
rağmen .

Nedir bu devrim;
Türkiyede inanan bir insanın, Anadolu evlatlarının başbakan,
bakan, belediye başkanı olabileceğini gösterdi, yıllardır müslümanlar
devlet idaresinde anlamaz onların yeri cami diyen aşağılık zümrenin
gözlerine parmağını soka soka.


Bugün bu ülkede Özallar ve Tayyipler gelmisse bunlar ve ismini burada
yazmadığımız bircok kimseyi Türk siyasi hayatına kazandıran sayın
ERBAKAN' dır. Bunlar eğer bugün bunu bilerek inkar edrse tarihin en
büyük nankörlüğünü yapmış olurlar.

Sayın ERBAKAN yıllardır karalanıp ve engelleniyorsa tek sebebi
vardır,

yıllardır uyutulan ülkenin evlatlarına sizde devlet yönetebilirsiniz
zihniyetini yerleştirmesidir.


Bugün sayın ERBAKAN yıllardır hedef deki adam ise; Satılmadığı,
sermayeye boyun eğmediği, ve ülkesinin teknolojik ve kültürel olarak
işgalini istemediği içindir.

Dünyaya at gözlüklerini cıkararak baktığımız da hangi ülkede ERBAKAN
tipi adam varsa hep aynı durumla karşılaşmıştır.

Bugün ülkede ve dünyada beşkuruş etmez, insanlığında dahi şüphe edilen
mahlukat itibar görüp, kaportası boyanıp itibar görürken , sayın
ERBAKAN hakaret görüyorsa bunun temel sebebi müslümanlara siyaseti
öğretmesidir.


Sayın ERBAKAN'nın davası ve idealleri hakkında yazılacak cok şey
olduğuna inanıyoruz. Hepsini burada anlatma imkanımız yoktur.

Biz sadece hatırlatmada bulunuyoruz.
Yıllardır makam ve mevkisi ne olursa olsun, dünyayı idare eden
güclerin
sokak küpekleri saldırıyor sayın ERBAKAN'a, sizlerde bunlara inanıp
alkışlamayasınız. Bu bugün ERBAKAN yarın başka biri olabilir.

Bu dava sayın ERBAKAN' ın davası değildir.Yukardada belittiğimiz gibi
o
ülkesini ve kendini satsaydı yıllardır birilerinim kaldığı gibi
ülkenin zirvesinde kalırdı.

Sayın ERBAKAN'ın hataları var diyerek eleştirip bunlara alet olanlara
birşey hatırlatayım; PEYGAMBERLER haric, kul hatasız değildir.Kendi
nefsimizi düşünelim, kendi önümüzde deve varken başkasının önünde
yumurtayla uğraşmayalım.

Erbakan hocayı yıllardır ticari veya  menfaatı icin kullananlara

bakıpta bu alcakların yaptığını ona mal etmeyelim.Belki bu
alcaklarda hocanın haberi bile yok.

Son söz olarak diyoruzki; suclusun hocam suclu bu alemde , çünkü
yıllardır uyutulan, aşağılanan müslümanlara, izzeti, şerefi ve
siyaseti öğrettin.

Bu alemde suçlusun işte!!!

 

Alıntı

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::