BERGEN ANISINA
Acıların Kadını kasetini hangi akla hizmetle bilmem vakti zamanında sildiğim ve aslında yıllar geçse de halen kendisini dinlemekten bıkmadığımı farkettiğim Bergen anısına bu tertemiz sayfayı açıyorum...
Şarkılarını dinlerken, özellikle de Acıların Kadını kasetinde olanları dinlerken bir anda kendimi geçmiş yıllarda hissediyorum; gurub vaktinin loş ışığında, yalnız bir odada ve pencereden esen rüzgarın tatlı tatlı esintisinde oynaşan tülün dalgalarında buluyorum kendimi. Karşı bahçedeki ağaçların yaprakları ise sanki şarkıları benimle birlikte dinliyorlar ve onlar da birer hayal içerisinde kendilerini rüzgarın kollarına bırakıp nazlı nazlı salınıyorlar... Küçük bir sahil kasabasında, seksenli yıllarda bir yaz akşamı oluyor ve Bergen Dertli Derli söylüyor...
Geçmişte bir zamana dönmek ister miydin diye sorsalardı sanırım ilk sıralarda tercih edebileceğim günlermiş o günler... Belki de hayatın en güzel yıllarıydı, tek kederim Bergen şarkıları dinlemek olmalıydı ya da ilerleyen zaman, olumsuzlukları unutturmuş ve hafızamda sadece güzel bir tat olarak kalmış seksenlerin ikinci yarısı ve ilk gençlik yıllarım...
Belki de biz seksenlerin çocukları hep aynı şeyleri hissediyoruz ve Bergen Eller Aldı derken aslında ellerin aldığı bir sevdiğimiz olmasa da sevme duygusunu öğrenmeye başlıyoruz
Link
Acaba başına gelecekleri tahmin ederek mi bu kadar içten okumuştu şarkılarını... "Bütün zalim olanları sen affetsen ben affetmem" derken belki de farkında olmadan hayatı ve kaderi hakkında bize ipuçları veriyordu. Belki de bu nedenle şarkıları yıllar sonra bile aynı duygu yoğunluğu ile dinlenilebiliyor. 13-14 yaşlarında bir küçük kızcağızı, hayal adası konumundaki yalnız bir odada ve gurub vaktinde bir elinde hayali mikrofonu ile playback yaparken bırakmıştık ve fonda Bergen Sen Affetsen diyordu...
Link
Sanatçı "Gözlerin nemli nemli / Başını hiç öne eğme" diyerek hayata genç yaşlarda ve talihsiz şekilde vedasının ardında hüzünlü kalan dinleyenlerine bir nevi teselli sunuyordu...
Seksenlerin ikinci yarısında Bergen Benim İçin Üzülme derken, şarkının sözleri de nasihat barındırıyordu:
"Sende kaybettiğimi başkasında ararım / Benim için üzülme"
Link
Severken içimde bin bir ümit var
Gelecek günlere hayallerim var
Büyük zalim çıkarsa bağlandığım yar
Gönlüme sığmayan sabrım ne yapsın?
Bazı kendini entel dantel sananlar, güya tepeden bakar bir zihniyet ile arabesk şarkıları küçümsemeye çalışırlar ama sözlerdeki şu anlama bakar mısınız? Bergen Biçare bir kadının halini en beliğce dile getiriyor ve kendini bir şey sanan arabesk düşmanlarına inat bir çocuk seksenlerde Bergen şarkıları ile büyüyor...
Link
Başarı asla gölgelenemez bir kardelendir, eninde sonunda mutlaka üzerindeki karları silker ve gün yüzüne çıkar... Acıların Kadını kaseti ile Bergen, 1986 yılında en çok satan kadın sanatçı ünvanını almış ve altın plak ile ödüllendirilmiştir. Dahası TRT'de konuk olarak çıkarılmış ve Acıların Kadını şarkısı yayınlanılarak arabesk yasağı delinmiştir. Bugün bazı özel kanallarda aynı yasakları sürdürmeye çalışan zihniyetler ne yazık ki halen var... Oysaki arabesk müzik, hayatın içinden çıkmış ve duygularla yoğrulmuş bir müziktir... Acıların Kadını Bergen ise sanki bir Feyruzdur...
Link
Yıllardır bu ülkede insanlar televizyonlara çıkıp, radyolara konuk olup; kendilerinin ne kadar kültürlü, kaliteli, entellektüel insan olduklarını vurgulayabilmek adına arabesk müziğe vurdular hep ve aslında hep yalan söylediler. Çünkü özel kanalların yayına başlamaları ile arabesk müzik üzerindeki eski yasaklar hafifleyince görüldü ki yılların arabesk düşmanı kişiler bile "Merak Etme Sen" melodisini ezbere biliyor, "Bir Teselli Ver" ile coşuyor, "Talihsizler" ile duygulanıyor, "Neden Saçların Beyazlamış Arkadaş" ı ezbere söylüyor
Yıl 2008, aradan 20 yıl geçmiş ve bugün Bergen halen dinleniliyor. Sadece kaset kapaklarından yapılan youtube klipleri, içerisinde hiç bir hareketli görüntü olmamasına rağmen binlerce dinlenilme oranına sahip (200-300 binlerde) Halbuki arabesk müziği "küçüsemeye" çalışan "zibidiler"in ise esamesi bile okunmuyor
Yine seksenli yıllara dönelim ve Bergen Kul Duası'na amin diyelim
Link
Arabesk müzik acıların müziği olarak kabul edilir ve sanki bütün şarkılarında umutsuzluk varmış sanılır... Oysa sıradaki şarkıda Bergen, dinleyenlerine gülümsemeyi tavsiye ediyor, umudu gösteriyor... Bu şarkıda Feyruz havasını siz de hissetiniz mi yoksa tek bana mı öyle geliyor
Haydi durmayın öyle sevinçlerle coşalım
Mutluluklara doğru hep beraber koşalım
Birşeyler yapmalıyız bizler yaratmalıyız
Huzuru bulmak için sevip yaşamalıyız
Gülümse biraz gülsün gözlerin
Gülümse biraz bitsin kederin
Unut dertleri kötü günleri
Gülümse biraz gülümse biraz
Seksenlerdeki küçük kız! Haydi gülümse biraz ve hayatın sana güzellikler getirmesi için neşeni de katarak, şarkıları mırıldanmaya devam et
Link
